Başkan Vekilimiz Murat Salar, Kulübümüzün Yüksek Divan Kurulu Ocak Ayı Olağan Toplantısı’nda Kulübümüzün finansal konularıyla ilgili açıklamalarda bulundu. Başkan Vekilimizin konuşması şu şekilde:
“25 Ekim 2025 tarihinde Olağanüstü Mali Genel Kurulumuzu gerçekleştirdik. O Genel Kurulda Kongre Üyelerimizden 5 konuda yetki istemiştik. Onlarla ilgili güncel durumu, ne yaptığımız bilgisini sizlerle paylaşmak istiyorum.
Maddelerden bir tanesinde gayrimenkullerimizi kiraya verebilme izni istiyorduk. O süreç aktif bir biçimde devam ediyor. Örnek vermek gerekirse Ülker Spor ve Etkinlik Salonu’nda dün akşam bir konser vardı, bu akşam da bir konser var. Dolayısıyla verdiğiniz yetkiye istinaden biz gayrimenkullerimizde gerektiği noktada kiralama yetkisini aktif olarak kullanmaktayız.
Bir diğer yetki, gayrimenkuller üzerinde ihtiyaç hasıl olduğu durumda çeşitli renovasyonlar, düzenlemeler, deprem yenilemeleri yapmakla ilgili yetki istemiştik. Onunla ilgili hangi noktaya geldiğimizi sizlerle paylaşayım. Fenerbahçe Dereağzı Olimpiyat Köyü projesi kapsamında yasal ve idari izinlerin ilgili bakanlıklardan alınma süreci tamamlanmak üzere. Metin Aşık Tesisleri binası öncelikli olmak üzere deprem tedbirleri kapsamında boşaltıldı. Şu anda Metin Aşık Tesisleri boş. Orayla ilgili önümüzdeki dönemde tekrar inşaat süreci olacak. Dereağzı Olimpiyat Köyü projesine Metin Aşık Tesisleri binası master plana ilave edildi. Bunlar da bakanlıklar nezdinde yapılan işlemler. Son olarak tüm Dereağzı Olimpiyat Köyü kapsamında uygulanan projelerin yapımı ihale edildi. Oradaki o maddeyle ilgili de 25 Ekim’den bu yana olan gelişmeler bu şekilde.
Akabinde, Kulübümüzün uhdesinde bulunan, sahibi bulunduğu 2 adet gayrimenkulle ilgili proje geliştirmek üzere sizlerden yetki almıştık ada, pafta, parsel belirterek. İlk geriye dönmeden sonuçlanan ihale, Kayışdağı projesiydi. 9.3 milyar ihale bedeliyle tamamlandı. Oradan Fenerbahçemize yaklaşık ihale şartnamesi gereği 3 milyar TL civarında minimum bir gelir yansıyacak.
Bu bir hasılat paylaşım modeli olduğu için taahhüt edilen rakam minimum rakam. Eğer süreç içerisinde daha yüksek bir hasılat elde edilirse daha yüksek bir gelirle ya da daha çok ilgiyle alıcılar tarafından karşılanırsa Fenerbahçemizin geliri buna istinaden artacaktır. Taahhüt Türk Lirası cinsinden. Peşinat miktarları söz konusu. Bu ihalede, Kayışdağı’nda %10 peşinat var. 6 ay sonra bir %10 daha var. Bu şekilde bir süreç ilerleyecek. Netice itibarıyla bize taahhüt edilen asgari ödeme –satış sürecini de kapsayacak şekilde aşağı yukarı 2-3 yıllık bir periyot olur bu herhalde- tüm bu periyot boyunca Fenerbahçe’ye ödenecek asgari tutar 3 milyar TL olacak.
Önce bir kez yapıldı, iptal edildi, sonrasında tekrar yapıldı. Son ihaleye göre Ataşehir’de, Ülker Spor ve Etkinlik Salonu’nun yanındaki arazi 36 milyar TL bedelle Emlak Konut tarafından ihale edildi. Buradan da Fenerbahçe’ye düşecek garanti edilen kısım 5 milyar 400 milyon TL olacak. Yine aynı proses. Zaman içinde satışa bağlı ama asgari garanti edilen rakam bu. Buradaki peşinat %25 seviyesinde. Biraz daha yüksek.
Kayışdağı’nın peşinat ödemeleri şubat ayı içerisinde, Ülker Spor ve Etkinlik Salonu’nun peşinat ödemeleri de mart ayı içerisinde gerçekleşecek. Bu dört madde bunlarla ilgiliydi.
Son bir maddemiz vardı sizden yetkisini aldığımız. O da kulübümüzün lehine sermaye piyasalarında çeşitli aksiyonlar almak üzere yetki istemiştik. Sermaye artırımı, sermaye azaltımı, hisse satışı, geri alımı gibi aktiviteleri içeriyordu. Onunla ilgili kamuoyuna yansıdığı üzere biz bir bedelli sermaye artırımı başvurusu gerçekleştirdik. O bedelli sermaye artırım başvurumuz Sermaye Piyasası Kurumu tarafından olumlu karşılandı. O olumlu karşılama akabinde biz sermaye artışını 19 Ocak tarihinde tamamladık. Dolayısıyla süreç bitti. Amaç tekti aslında; bankalara olan yüksek faiz ödediğimiz borcumuzu kapatıp bir şekilde hem finansal özgürlüğe hem de o yüksek faiz yükünden kurtulmaya ulaşmaktı.
Fenerbahçe’nin 2024 ve 2025 yılları içerisinde ödediği faiz tutarları. Her iki yılın toplamında 2.9 milyar TL civarında sadece faiz ödemişiz. Bunun da Euro karşılığı 73 milyon Euro. Bankalar Birliğine olan borcumuzun karşılığında 2 yıllık ödemiş olduğumuz faiz, 73 milyon Euro. Bunu ivedilikle gidermenin gerekli olduğunu düşündük ve biz de kendi tarafımızda bir planlama yaptık. En hızlı sonuca ulaşabileceğimiz, oradaki faiz kanamasını en hızlı durdurabileceğimiz hem de Futbol A.Ş.’nin halka açık bir şirket olarak faiz yükünden kurtulup daha fazla finansman yükü yüklemeyip daha sağlıklı bilançolar açıklamasına da ulaşmasını sağlamak için sermaye artırım kararı aldık.
Bunu yaparken biz aynı anda halka açık diğer spor kulüplerinde yakın geçmişte yaptıkları işlemlere baktık. Kasım 2023’te Trabzonspor’un ödenmiş sermayesi 500 bin TL iken yaklaşık 11 ay sonra ekim 2024’te 15 kat artarak 7,5 milyar TL’ye çıkıyor. Bu sermaye artışlarının katkısıyla Trabzonspor 30 Eylül 2024’te Bankalar Birliği anlaşmasından çıktı. Yani 11 aylık dönemde 15 kat sermaye artırımı yapmış Trabzonspor ve bunun sayesinde Bankalar Birliğinden çıkıp faiz yükünden kurtulup uzaklaşmış durumda.
Galatasaray, şubat 2025’te 1 milyar 80 milyon TL olan ödenmiş sermayeyi ağustos 2025’te, 6 ay sonra 13 kattan fazla artırarak 13,5 milyar TL’ye çıkartıyor ve temmuz 2025’te Bankalar Birliği anlaşmasından çıkıyor. Anlaşmadan çıkış tarihleriyle işlemlerin bitiş tarihi arasındaki fark sizleri yanıltmasın çünkü parayı ödedikten sonra sermaye artış sürecinin tescil vs. gibi hukuki işlemleri devam ediyor. Bizim de sürecimiz henüz tamamlanmadı ama bankalara parayı ödedik ve Bankalar Birliği anlaşmasından çıktık.
Biz 2018-2025 yılları arasında sermaye artışı yapmamışız ama ağustos 2025’te 1 milyar TL karşılığı bir sermaye artışı yaptık. Biz göreve geldikten sonra kayıtlı sermaye tavanımız yani sermayeyi artırabileceğimiz en üst sınır 6 milyar 250 milyon TL’ydi. Biz o 5 milyarlık limiti kullandık. Yani 5 milyarlık sermaye artışı yaptık ancak hisse rüçhan hakkının bedelini 1 yerine 2 lira olarak tayin ettik. Öyle olunca toplam sermaye artışı 10 milyar TL’lik oldu. Bizim halka açıklık oranımız %37. %63’ü kulübün, %37’si halka açık. 5 milyarlık bedelli sermaye artışı 2 liradan haklar kullanıldığında toplam 10 milyar TL sermaye enjeksiyonu gerekiyordu. Bunun 6.3 milyarlık kısmını Fenerbahçe Futbol Kulübü karşılamak durumundaydı. 3.7 milyar TL dışarıdan, halka açık kısımdan kaynak sermaye artış yoluyla kulübe enjekte edildi ve o rakamla Bankalar Birliğine olan borcumuzun tamamı kapandı.
Fenerbahçe’nin finansal borçlarının geçmişine bakarsak 2010-11 döneminde Fenerbahçe’nin finansal borcu yok. Burada şunu da hatırlamak lazım; 3 Temmuz’un etkileri bu grafikte de sportif etkinin, moral etkisinin dışında finansal olarak etkinin de ne kadar çarpıcı olduğu aşikâr. En yüksek finansal borç rakamına 330 milyon Euro seviyesine 2017-18 döneminde ulaşıyoruz. Daha sonrasında özellikle borçların Türk Lirasına dönüş kararıyla birlikte ciddi bir gerileme oluyor. Son gelen bilançodaki rakam 94,5 milyon Euro idi. Biz finansal borçları iki partide kapattık. 900 milyon lirasını Başkanımız Sayın Ali Koç döneminde yapılan sermaye artışının rakamı bankada duruyordu, 900 milyonluk kısmı oradan kapattık. Sonra bizim yaptığımız 3.7 milyarlık sermaye artışıyla da kalan kısmı kapatıp Bankalar Birliği anlaşmasından uzaklaştık.
Burada sıfırdan başlayıp 330 milyon Euro’ya kadar ulaşmış Fenerbahçe’nin borcu bugün itibarıyla bankalara sıfırlanmıştır. Hiçbir bankaya hiçbir borcumuz bulunmamaktadır.
Bu sürecin bir katkısı da şudur: Bankalar Birliği yani finansal yeniden yapılandırma anlaşmasının koşulu, o anlaşmanın tarafı olan kulüpler her türlü gelirlerinin %50’sini bankalara bırakmak zorunda. Anlaşmadan çıktığımız için şu anda Fenerbahçe’nin tüm gelirlerinin %100’ü kendisine yansımaktadır. Ayrıca gayrimenkullerimizin tamamının üzerinde ipotek vardı. 20 Ocak, krediyi kapattığımız gün itibarıyla tüm ipotekler kaldırılmıştır. Şu anda hiçbir gayrimenkulümüzün üzerinde ipotek yok. Hisselerimizin tamamı temlik altındaydı. Hisselerimizin tamamı da temlikten alınmıştır.
Fenerbahçe Futbol A.Ş. yaklaşık 2012-13 yıllarından itibaren negatif öz sermaye ile faaliyetlerine devam etmekteydi. En derin negatif öz sermaye miktarı 1 milyar 600 milyon TL ile 2022-23 döneminde. Son dönemde de 1.2 milyar TL negatif öz sermayedeydik. Yapılan 10 milyar liralık bedelli sermaye artırımı vasıtasıyla teorik olarak Fenerbahçe Futbol A.Ş.’nin bir sonra açıklayacağı bilançoda öz kaynaklarının 8.8 milyar liraya çıkması beklenir. Bu teorik olarak. Çünkü halka açık bir şirket olduğu için yanlış anlaşılmasını istemem. Bunun üstünde veya altında rakamlar oluşması Fenerbahçe Futbol A.Ş.’nin kendi ticari faaliyetlerine bağlıdır. Sermaye enjeksiyonunun etkisi, eksi 1.2 milyar olan rakamı artı 8.8 milyara çıkartmak sonucudur.
21 Eylül tarihinden itibaren Başkanımız Sayın Sadettin Saran yönetiminin yapmış olduğu ödemeleri sizlerle kısaca paylaşmak istedim. Sporcu ve teknik adamlara 62.5 milyon Euro, bonservis bedeli olarak 45 milyon Euro, biraz evvel anlattığım kredi kapaması 90 milyon Euro, menajer ödemeleri, 4 milyon Euro, vergi ödemeleri yaklaşık 8 milyon Euro olmak üzere, 4 ay içerisinde yaklaşık 209 milyon Euro ödeme Fenerbahçe Spor Kulübü tarafından gerçekleştirilmiştir.
Futbolun çok endüstriyel hale geldiğini konuşuyoruz. 2018-19 sezonunda gelen giden oyuncu dengesi. Toplamda 9 oyuncu ilave almışız ama 4 milyon Euro elde edilen artı bonservis bedeli yani 3.9 milyon Euro artı bonservis bedeli var. Son derece sağlıklı yönetilmiş bir finansal süreç. Takım bütçesi 57 oyuncuyla 58 milyon Euro iken diğer yılları da benzer şekilde okuyabilirsiniz. 2025-26 sezonuna geldiğimizde 57 oyuncu sayısı 61 oyuncuya çıkmış. Ama takım bütçesi yaklaşık 105 milyon Euro ve transfer dengesi de yaklaşık eksi 92 milyon Euro olmuştur. 2024-25 sezonunda da transfer dengesi eksi 55 milyon Euro, takım bütçesi de 84 milyon Euro. Dolayısıyla Fenerbahçe’nin bilançosu genişlemiştir. Futbolda rakamlar çok artmıştır. Bir şekilde bu sürecin kontrollü bir biçimde götürülmesi lazım tekrar eski günlere dönmemek adına.
Birkaç teşekkür etmek istiyorum. İhalesini yaptığım gayrimenkul projelerinin satın alınmasında emeği geçen Başkanımız Sayın Aziz Yıldırım’a, geliştirilmesinde, o sürecin yönetilmesinde emeği geçen Başkanımız Sayın Ali Koç’a ve bu süreci tamamlayan Yönetim Kurulumuza çok teşekkür ediyorum. Emekleri büyük.
Bir bilgiyi daha sizlerle paylaşmak istiyorum. Bir önceki bir araya geldiğimizde sizlere borçları gösterirken borç rakamının içinde Başkanımız Sayın Ali Koç’a kulübümüzün borç miktarı vardı. Başkanımız ailesini, varislerini de kapsayacak şekilde her türlü hukuki evrakı kulüp adına ibraz etmeye hazır olduğunu söylemişti. Kıymetli Başkanımız bu evrakları imzaladı, kulübümüze teslim etti. Camiamız adına çok teşekkür ediyoruz Sayın Başkanım.
Sözlerime son verirken İstiklal Marşımızın şairi Mehmet Akif Ersoy’a atfedilen bir söz vardır, ‘Allah bu millete bir daha İstiklal Marşı yazmak zorunda bırakmasın’ diye. Ben de, Cenab-ı Allah bir daha Fenerbahçemizi finansal yeniden yapılandırma anlaşması imzalamak zorunda bırakmasın diyorum. Hepinizi saygı ve sevgiyle selamlıyorum.”